
Türk milli takımının kronik kademe ve yan top hataları olsun, yıllardır yetiştirdiğimiz en büyük defans oyuncusunun Bülent Korkmaz olması falan daha önce sık sık konuştuk bunları. Ancak Afrika'daki Dünya Kupasına bile gidemiyorsak(yani bana deseler Afrika'da Dünya Kupasında oynayacaksınız 11 kişi takım çıkar çıkaramam heralde, bizim milli takım gitmek istemesine rağmen başaramıyor ilginç) çok açık ve net biçimde gördüğüm gerçekleri artık buradan açıklamak zorunda hissediyorum kendimi. Afrika'ya bile gidemiyorsak bir daha gitmemiz için Pakistan'da falan yapılması gerekiyor heralde Dünya Kupasının, bu çok üzücü.
Şimdi arkadaşlar, hep beraber zihinlerimizde bir yolculuğa çıkalım. Sahada herkesin isminin Del Piero bilemedin Pele olduğu, sahayı sınırlayan çizgilerin futbolcuların beyninde yer aldığı, kale direği yerine taş kullanılan ve 3 korner 1 penaltı gibi günümüz futboluna eklenmesini şiddetle istediğim bir altın kurala sahip olan mahalle maçlarına gidelim. Topun sahibi olmanın kaptanlık pazubandını koluna geçirmek için yeterli olduğu, mücadelenin ve galibiyet hırsının parayı pulu bırakın yemek yeme, su içme gibi insani duygulara bile üstün geldiği karşılaşmaları düşleyelim hep beraber. Ve yavşak bir show tv spikeri edasıyla soralım orada oynayan çocuklara büyüyünce hangi futbolcu gibi olmak istiyorsunuz. Verecekleri cevap 3 aşağı 5 yukarı sabit olur. Galatasaraylılar Arda Turan, Beşiktaşlılar Lionel Messi ve Fenerbahçeliler de Aziz Yıldırım bilemedin Cristiano Ronaldo diyecekledir. Trabzonspor taraftarı çocuklara sorarsanız tükürüp kaçabilirler. Bir Servet Çetin, Bir Recep Çetin veya bir Uche cevabı alamazsınız bu çocuklardan.
Nedeni de bellidir, yalnız ve güzel ülkemizde yıllardır geri dörtlü, tandem, bek gibi terimler yalnızca çirkin oğlan çocukları için kullanılmıştır. Uluslararası alanda bir futbolcunun idol olup olmaması, çirkinlik ve yeteneğin 100 üstünden değerler aldığı "çirkinlikçarpıyüzdeseksenbeşküçükeşittiryetenek" formulüyle ölçülür. Ribery, Ronaldinho gibi çok çirkin oyuncular müthiş yetenekleri nedeniyle birer idol olabilme şansını yakalamışken, futbol yetenekleri fena olmasa da Carlos Tevez, Craig Bellamy, Lescott gibi isimler Manchester City'de oynamaya mecbur kalmışlardır. Böyle acımasız bir Dünya'da David Beckham gibi yavşakların da kitleleri peşinden sürüklemesi sürpriz kabul edilemez.
Şimdi arkadaşlar, hep beraber zihinlerimizde bir yolculuğa çıkalım. Sahada herkesin isminin Del Piero bilemedin Pele olduğu, sahayı sınırlayan çizgilerin futbolcuların beyninde yer aldığı, kale direği yerine taş kullanılan ve 3 korner 1 penaltı gibi günümüz futboluna eklenmesini şiddetle istediğim bir altın kurala sahip olan mahalle maçlarına gidelim. Topun sahibi olmanın kaptanlık pazubandını koluna geçirmek için yeterli olduğu, mücadelenin ve galibiyet hırsının parayı pulu bırakın yemek yeme, su içme gibi insani duygulara bile üstün geldiği karşılaşmaları düşleyelim hep beraber. Ve yavşak bir show tv spikeri edasıyla soralım orada oynayan çocuklara büyüyünce hangi futbolcu gibi olmak istiyorsunuz. Verecekleri cevap 3 aşağı 5 yukarı sabit olur. Galatasaraylılar Arda Turan, Beşiktaşlılar Lionel Messi ve Fenerbahçeliler de Aziz Yıldırım bilemedin Cristiano Ronaldo diyecekledir. Trabzonspor taraftarı çocuklara sorarsanız tükürüp kaçabilirler. Bir Servet Çetin, Bir Recep Çetin veya bir Uche cevabı alamazsınız bu çocuklardan.
Nedeni de bellidir, yalnız ve güzel ülkemizde yıllardır geri dörtlü, tandem, bek gibi terimler yalnızca çirkin oğlan çocukları için kullanılmıştır. Uluslararası alanda bir futbolcunun idol olup olmaması, çirkinlik ve yeteneğin 100 üstünden değerler aldığı "çirkinlikçarpıyüzdeseksenbeşküçükeşittiryetenek" formulüyle ölçülür. Ribery, Ronaldinho gibi çok çirkin oyuncular müthiş yetenekleri nedeniyle birer idol olabilme şansını yakalamışken, futbol yetenekleri fena olmasa da Carlos Tevez, Craig Bellamy, Lescott gibi isimler Manchester City'de oynamaya mecbur kalmışlardır. Böyle acımasız bir Dünya'da David Beckham gibi yavşakların da kitleleri peşinden sürüklemesi sürpriz kabul edilemez.
5 yaşına bastıktan sonra mahallenin en kalıplı isimleri oldukları için geri dörtlüde oynamayı görev edinmiş gençlerimizin önüne koyduğumuz örnekler bırakın Paolo Maldini'leri Nesta'ları Servet Çetin'den Gökhan Zan'dan ibaret olduğu için ileride milli takıma kadar yükselip, milyon dolarlar kazansalar bile özel sektörde çalışan lise mezunları gibi "abi açık öğretim okumak lazım aslında, ileride bi şeflik falan gelirse kapağı atarız." tadında hala yok bir uzun pas atayım, yok şurda iki çalım yapayım diye takılıyorlar. Bizde gençlerimizin önüne idol olacak defans oyuncuları koyamadığımızdan, katıldığımız her uluslararası turnuvada kademe manyağı olmaya devam ediyoruz.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder