22 Eylül 2009 Salı

Aslında Spora Yazılmak Lazım



"The odd thing is, I didn't play much basketball during the summer months. In fact, it's pretty safe to say I hardly touched a ball. After taking a little time off after the season ended, I just started swimming, like every single day. And, I really got into bike riding. After doing this for a while I stepped on the scale and I was at about 203 pounds. I played last season at about 216. I was like 'whoa,' and figured that was enough."

Karşı cinsin fazla ilgisini çekemediğim için geçtiğimiz aylarda bol bol yüzerek 96 kilodan 90 kiloya indim. Yukarıda yazdığına göre Brandon Roy da benle aynı şeyi yapmış. Ben daha büyük bir atlet olduğum için iki kilo daha fazla vermişim. Kilo verdikten sonra blogun yazarı backboard rumuzlu Kıvanç Abi'ye bire birde sahayı zindan ettiğimi düşününce, Roy'un da başarılı bir sezon geçirmemesi için sebep göremiyorum. Şaka bir yana bence basketbola ara verip biraz kafasını dinlemekle iyi etmiş. Yüzme ve bisiklet ile verdiği kilolar bu sene daha hızlı ve tehlikeli olması demek. Genç basketbolcular bazen kendilerinden beklenenlerin ağırlığı altında eziliyor. Yazı çok ağır antremanlarla geçirmeleri daha sonra zihinsel ve fiziksel yorgunluğa, sakatlıklara yol açabiliyor.

En son Wade'in 2008-2009 sezonundan önce yazın kilo verişini hatırlıyorum. Sonrasında Mvp kalitesinde bir sene geçirdi. Hala Nba'e dönmekle uğraşan Arenas bu yaz Wade'in o antrenörünü tutmuş, Arenas da bol bol kilo vermiş. Farklı motivasyonlarla yola çıksak ta benim gibi kilo verme sanatına gönül vermiş tüm sporcu arkadaşlarıma önümüzdeki sezonda başarılar diliyorum.

Hiç yorum yok: